Günümüzde futbol kulüpleri dev şirketlerin veya milyarder yatırımcıların oyuncağı haline geldi. Taraftarlar ise sadece tribünde bağıran ve bilet parası ödeyen birer tüketici konumuna indirgendi. Peki, Avrupa'da bazı örneklerini gördüğümüz 'taraftar sahipliği' modeli Türk futbolunda uygulanabilir mi? Kulüplerin yönetiminde taraftarların söz hakkı olması, endüstriyel futbolun yarattığı adaletsizliği bitirir mi, yoksa kulüpleri finansal kaosa mı sürükler? Kendi kulübünüzün kaderinde söz sahibi olmak ister miydiniz, yoksa profesyonel yönetimlerin işini daha iyi yaptığını mı düşünüyorsunuz? Gelin, futbolun ruhunu kurtarmak için radikal bir adım atma zamanı gelip gelmediğini tartışalım.